Mitoloji ve Sanatsal Yaratıcılık


SUNAK DERGİSİ, YIL: 2, SAYI: 14, MAYIS HAZİRAN TEMMUZ 2005

MİTOLOJİ VE SANATSAL YARATICILIK

Nizami ÇUBUK
nizami@denizliagsl.k12.tr nizami@denizliagsl.k12.tr

Mitoloji, ilkel insan topluluklarının evreni, yeryüzünü ve doğa olaylarını kişileştirerek yorumlama ve anlamlı bir biçimde açıklama İhtiyacından doğmuş öykülerdir. Mitoslar, dinlerin de başlangıcıdırlar.
Mitoslar, insanın doğasında var olan zaaf ve tutkuları ortaya koyarak, sanatın yararlandığı önemli bir esin ve kültür kaynağını oluştururlar.
Mitoloji, mitoslar bilimi ve mitosların sistemli bir şekilde toplamı demektir. Mitos çok tanrılı bir dinin tanrıları üzerine anlatılan efsane, mitoloji de bu efsanelerin bir araya geldiği kitap olduğuna göre, mitoloji ilkçağın din kitabı olabilir mi? Olamaz, çünkü bu efsaneler tek tanrılı dinlerde söz konusu edilen inanç düzeyine hiçbir zaman ulaşmamıştır. İlkçağın mitosu laiktir ve din adamının değil sanatçının uğraşıdır. Sözlü ya da yazılı edebiyat ve sanat kollarının hepsinde konu edilen ve işlendikçe değişen mitoslar; ne kadar ozan ya da sanatçı varsa, o kadar farklı yoruma ve biçime dönüşmüş, hiçbir zaman tek tanrılı dinlerin kutsal kitapları gibi değişmez ve mutlak bir hale gelmemiştir. Öylesine bir çeşitlilik ve özgürlük vardır ki, tanrıça Artemis Batı Anadolu'da başka, Yunanistan'da başkadır. Bölge bölge tanrıların özellikleri değişir. Daha eski yerel bir inancın etkilerini, yeni inanca aktarılmış olarak bulmak mümkündür. Mitosun gerçekle ilişkisi olup olmadığına gelince, mitosun gerçeği kendi içinde aranmalıdır.
Eski Yunan dilinde söz kavramını veren üç sözcük vardır; mitos, epos ve logos. Mitos söylenen ya da duyulan sözdür, masal, öykü veya efsane anlamına gelir. Ancak insanlar gördüklerini, duyduklarını anlatırken kendilerinden de pek çok şey eklediklerinden mitoslara pek güven olmaz.

Epos, mitostan daha değişik bir anlam taşır. Belli bir düzen ve ölçüye göre söylenen, okunan sözdür ve insana tanrı armağanı olarak görülmüştür. Epos; şiir, destan ve ezgi anlamına gelmiş; ozan ve edebiyatçıların dilinde insanları büyülemiştir. Mitosla, epos arasında başlangıçtan itibaren bir yakınlık vardır; Mitos eposun içeriğidir ve özünü oluşturur. Epos ise mitosu biçimlendirir. Böylece epos mitosun aldığı ölçülü, süslü ve dengeli biçim olarak karşımıza çıkar ve epos ne kadar güzel ve başarılıysa mitos da o kadar etkileyici olur.

Logos ise epos ve mitostan bütünüyle farklıdır. Logos gerçeğin insan sözüyle dile gelmesidir. Logos insanda düşünce, doğada kanundur. Her yerde ve her şeyde vardır. Ortaklaşa ve tanrısaldır. Düşünürün asıl görevi logosu bulmak ve sözle dile getirmektir. Logosla açılan bu yol, bizleri doğruca bilime ulaştırır…

Mitosla epos uyumlu bir şekilde birleştikleri halde, logos ile aralarında gittikçe kesinleşen bir karşıtlık bulunmaktadır. Antikçağ bilginleri insanı ve evreni anlatırken, mitosun uydurduğu, eposun dile getirdiği tanrı masallarını zararlı bulurlar.

Mitoloji insanların kendi dünyalarının; kahramanlıklarının, özlemlerinin ve sevdalarının dışa vurumudur…

Yenilmezlik ve kahramanlık düşlerinin imgeleri; Herakles ya da Gılgamış olarak çıkar karşımıza.

Yeryüzünün ölümlü insanları tanrıların ışığını ve ateşini çalmak için Prometeus olmayı göze alacaklardır… Kaf Dağlarının kayalarına zincirlenmek pahasına da olsa…

Yaşamın başlangıcındaki cinsel arzuyu ateşlemek için kanatlı aşk melekleri Eroslar, ok atıp duracaktır gözüne kestirdiği adem oğullarına ve kızlarına…

Aslında, insanların mitolojilerindeki tanrıları kendilerine yada ütopyalarındaki insan yaşamına benzer. Ölmezler, kaybetmezler ve yenilmezler… Yüce dağların başlarında, Ambrosia (tanrıların ölümsüzlük yiyeceğini) yerler, Nektar (tanrıların ölümsüzlük içkilerini) içerler…

İnsanların düşledikleri imgelerinin masalsı dünyası ve tiplemeleri onların yaratıcı güçlerini ortaya koyar… Bunlar tragedyalara, heykellere ve duvar resimlerine dönüşerek çıkar karşımıza…

Mitolojinin sağladığı imgesel düşlerimiz olmasaydı; ne uzak dağları aşabilen bin bir renkli Zümrüdü Anka Kuşu, ne kanatlı at Pegasus ne de Homeros’un destansı İlyada’sı olurdu… İşte bu yüzden, mitoloji sanatsal yaratıcılığın özünü oluşturmaktadır.