Marsiyas ve Apollon


KENT VE SANAT DERGİSİ, SAYI: 1, OCAK 2005

APOLLON’UN LİRİ

İLE

MARSYASIN KAVALI

Nizami ÇUBUK

nizami@denizliagsl.k12.tr nizami@denizliagsl.k12.tr

Tanrı Apollon, birçok özelliğinin yanı sıra güzel sanatların, bilimin ve özellikle müziğin de koruyucusudur. Esin (ilham) perileri Musalar korosunun yöneticisi olarak ün salmıştır. Bu konuda pek çok da efsane oluşmuştur. Aslında, Apollon kimi yetenekleri konusunda son derece kıskançtır. Bu, özellikle Frigyalı Marsyas'a karşı öfkesini konu eden bir mitosta çok belirgindir. Marsyas, çoban kavalını ilk bulan kişi sayılır. Ancak bu kavalı asıl bulan tanrıça Athena'dır.

Athena bir gün kavalını çalarken deredeki suda yansımasını görür. Kavalın yanaklarını şişirip çirkinleştirdiğini görünce, onu dereye atıverir. Üstüne üstlük Onu her kim bulursa, o kimseye de lanetler yağdırır. Marsyas kavalı bulur ve çalmaya başlar. Çaldıkça keyiflenir, çaldıkça ustalaşır… Kendine güveni artınca da Musalar korosunun yöneticisi olur. Kendine olan güveni onu, Tanrı Apollon'nun liriyle yarışmaya cüret ettirir. Apollon yarışmayı tek bir koşulla kabul eder. Yenen yenilene istediği cezayı verebilecektir… Hakemler, Musalar ve Frigya kralı Midas'tır. Musalar Apollon'u, Kral Midas Marsyas'ı birinci seçer. Buna çok sinirlenen Apollon önce, Kral Midas'ın kulaklarını eşek kulaklarına çevirerek cezalandırır… Sonra, Marsyas’a kavalını tersine tutup çalmasını söyler... Kendisi lirini ters tutunca aynı sesleri çıkarabildiği halde, Marsyas kavalını tersinden üfleyerek çalamaz.... Bunun üzerine, Marsyas'ı bir çam ağacına bağlatarak gözü dönmüş İskitli bir cellata diri diri derisini yüzdürür… Ve üzerine yeni yüzülmüş bir eşek derisi giydirir… Eşek derisi kurudukça canını yaksın diye… Ancak daha sonra buna çok pişman olur, lirini kırarak bir daha hiç çalmaz... Ve sonra Marsyas'ın akan kanlarını ve ona ağlayan kır perilerinin göz yaşlarını karıştırp, bir ırmağa (Çine Çayına) dönüştürür. O gün, bugündür ağıtlar yakarak akar, kederli Marsyas (Çine) Çayı…