Dionysos Şenliklerinden Şarap Festivaline


ŞEHİR IŞIKLARI DERGİSİ, SAYI: 2, KASIM 2004

DİONYSOS ŞENLİKLERİNDEN ŞARAP FESTİVALİNE

Uygarlıklar ülkesi Türkiye’de dünden gelen tarihsel miras, bugün de hala değişik biçimlerde sürüp gitmektedir… Antik çağlarda, şarap ve eğlence tanrısı olarak bilinen Dionysos; aslında menderes havzasında, bağcılık geleneğine bağlı olarak gelişen bir inancın tanrısıdır.

Bugün Bekilli’de yapılmakta olan “Şarap Festivali” de bu anlamda, bir rastlantı değildir. Eskiden beri Bekilli, Çal yöresinde yapılmakta olan ev şarapçılığı veya endüstriyel şarapçılık, bu tarihsel mirasın yani yüzyılların taşıdığı köklü geleneğin, günümüze kadar olan yansımalarıdır.

Mitolojiye göre Dionysos ilginç bir tanrıdır.Baş tanrı Zeus ile Kadmos’un (Honaz Dağı’nın) kızı Semele’nin oğludur. Tanrıların ülkesi Olympos’a girebilen tanrıların sonuncusudur. Tanrı Zeus, gerçek karısı Tanrıça Hera’dan gizli, güzeler güzeli Semele’yle sevişir. Bunu fark eden Hera, bu ilişkiyi bitirmek için bir komplo kurar. Bunun sonucunda Semele, Hera’nın kışkırtmasıyla Zeus’u insan gibi değil; gerçekteki haliyle yani tanrı olarak görmek istemiştir. Ancak bu, onun ölümüne sebep olur. Çünkü Zeus, bir yıldırım şeklinde görünür ve Semele’yi öldürür. Zeus, henüz doğmamış olan çocuk Dionysos’u kurtararak, doğuncaya kadar onu kendi baldırının içinde saklar.

Dionysos iki kere doğan demektir. Zeus, karısı Hera’dan korktuğu için ona göstermeden, bebek Dionysos’u haberci tanrı Hermes’e teslim ederek Nysa’daki (Sultanhisar) Nymphe’lere (su perileri) götürmesini söyler. Hermes, Nymphe’lerin oturduğu Nysa’daki mağaraya giderek çocuğu teslim eder. Çocuk büyüdükçe mağaranın duvarına sarılan asmalar da günden güne büyür. Nymphe’ler, her gün onu eğlendirmek için tefler ve ziller çalarlar. Zamanla büyüyen ve genç bir delikanlı olan Dionysos geyiklerin ve panterlerin peşinden koşmayı, okları ile onları öldürmeyi ve onların benekli derilerine bürünmeyi eğlenceye dönüştürmüştür. Bir gün dağlarda gezerken, yanında iki yavrusu olan bir dişi aslana rastlar. Zamanla onları kendine alıştırarak ehlileştirir. Daha sonraları dünyayı dolaşmaya çıktığında da Dionysos’un arabasını işte bu aslanlar çekeceklerdir.

Bir gün Dionysos, büyüdüğü mağaranın duvarlarına sarılmış olan asmalardaki üzümleri sıkarak, suyunu çıkartır. Üzüm suyunun bir süre bekleyince büyülü bir içeceğe dönüştüğünü fark eder. Yorgunluğu alan, acıyı dindiren ve hoş duygular veren bu yeni nektardan içer içmez, kendini büyüten perileri çağırarak üzüm suyunun verdiği neşeyi onlarla paylaşır… Erguvan renkli şarabın doğuşunu Nymphe’ler ve bütün periler başlarına asma yapraklı çelenkler takarak kutlarlar. Menadlar (rakkaseler), Satyrler (çobanlar), Panlar (keçi kılıklı adamlar) ve Silenoslar (ayyaşlar) da toplanırlar, hep birlikte çalmaya, oynamaya başlarlar.

Dionysos Alayı denilen şenlikli bir yol arkadaşlığı başlar… bu asla tek başına yapılan bir yolculuk değildir. Paylaşılan ve çoğalan bir yolcuktur…

Nysa (Sultanhisar) ve Hierapolis (Pamukkale) Tiyatrolarında Dionysos Alayını ve Şenliklerini anlatan, çok güzel sanat değeri yüksek kabartmalar vardır. Hierapolis sikkelerinde de Dionysos, elinde şarap fıçılarıyla gösterilmiştir Çal’ın Bahadınlar Köyü “asarında” Dionysopolis antik kenti vardır.

Dionysos, menderesin bitek ovalarından başlayarak bütün dünyaya asmayı, üzümü ve şarabı tanıtmaya başlar… doğuya gittikçe; bazen bir Şamana dönüşür, bazen Hayyam olur, bazen de Bektaşi Dedesine dönüşür… batıya gittikçe; agoralarda nutuk çeken, stoalarda dolaşan ve tiyatrolarda tragedyaları esinleyen esrik bir bilgeye dönüşür…

Eski köy düğünlerinde akşamları ateş etrafında yapılan orta oyunlarında; değişik kostümlerle türlü kılıklara giren erkekler, tadına doyulmaz şenlikler sunarlardı… Yine eskiden köylerde, yağmur dileğinde bulunmak için, garip giysilerle örtünen “Yağmur Gelini” denilen bir adam ev ev dolaştırılır ve tepesinden aşağı su dökülerek, ıslatılırdı. Bu ritüeller aslında Türkmen Şaman gelenekleriyle yoğrulmuş ama özünde Dionysos Şenliklerinden günümüze süzülen güzelliklerdir…

Tarih kitapları her ne kadar Dionysos’u eski Yunan Tanrısı diye yazsa bile, O öz be öz Anadolu Tanrısıdır. Giderek tarihsel miras bilincinin artmasıyla kendi değerlerimize sahip çıkmaya başlıyoruz. Bekilli’nin Medele (Yeşiloba) köyünde üretilen şaraplardan en güzeline Dionysos adı verilmiş, ne güzel!…

Şarap Festivalini düzenleyenleri, Dionysos Alayındaki coşkulu anlarda söylendiği gibi…. “EVOHE… EVOHE… (hayda!.. yaşa!...) diyerek selamlıyorum…