Noel Baba


EGELİFE, 01 OCAK 2007, YIL: 4, SAYI: 35

Anadolu’da yaşamış ulu bir bilge

Demreli


NOEL BABA

Topraktan öğrenip
Kitapsız bilendir.
Hoca Nasrettin gibi ağlayan
Bayburtlu Zihni gibi gülendir.
Ferhat'tır
Kerem'dir
Ve Keloğlan'dır…

(Nazım Hikmet)


Türkiye, uygarlıkları bağrında beslemiş bereketli toprakların ülkesi… Kavimler kapısı… Büyük ozan Homeros’tan, tarihin babası Herodot’a… Coğrafyacı Strabon’dan, seyyah Evliya Çelebiy’e… Büyük İskender’den, Mustafa Kemal’e… Ve tabiî ki Noel Baba’dan, Nasrettin Hoca’ya… Kimler gelmiş kimler geçmiş bu topraklardan!…
Kış mevsimi geliyor, eli kulağında… Ama hala Akdeniz güneşi olanca cömertliği ile içimizi ısıtmaya devam ediyor. Yorgun sonbahar sarısı yaprakların arasından geçerek, zaman içindeki yolculuğumuza devam ediyoruz…
Güneyde, Fethiye’den Antalya’ya doğru bir yanı Toroslar bir yanı deniz olan kıvrımlı yolların yolculuk türküsü bu… Likya (Lycia) denmiş burada yaşayan uygarlığın adına… Kaya mezarları ve lahit mezarlarıyla ünlü bir uygarlık.
İnsanlarının kahramanlığına, bilgeliğine diyeceğimiz yok. Hele eski zamanlarda yaşamış bir dedesi var ki; onu bütün dünya bizden daha iyi biliyor. O, sevecenliğiyle Nasrettin Hoca, iyi yüreğiyle “Biçare” Yunus ve engin hoşgörüsüyle Mevlana gibidir… Yani biz bize benzeriz…
Bütün dünyada tanınan çoğunlukla da Santa Klaus ya da Aziz Nikolas (St. Nicholaos) olarak bilinen Noel Baba, Likya bölgesindeki Patara'da (Gelemiş Köyün’de) doğmuştur. Demre’de (eski adı Myra yeni adı Kale’de) uzun süre rahiplik yaptıktan sonra burada ölmüş ve görev yaptığı kilisedeki bir lahde (kapaklı sandık biçimli mezara) gömülmüştür. Her yılın 6 Aralık günü ölüm yıl dönümü olarak anma törenleri yapılmaktadır. Burada yapılan etkinlikler “ Noel Baba ve Dünya Barışına Çağrı” sloganıyla yürütülmektedir.
Aziz Nikolas, İtalya’nın Sicilya Adası’nda, Napoli’de, Bari’de, Almanya’nın Frieburg kentinde ve hatta Amerika’da New York kentinin koruyucu azizi olarak ünlenmiştir.
Günümüzde Santa Klaus, hiç şüphe yok ki, İskandinavya ülkelerindeki çocukların koruyucusu Noel Baba efsanesi ile Anadolu’daki Demreli Aziz Nikolas’ın cömert kişiliğinin bileşiminde gösterir kendini. Gerçekte, kürklü Noel Baba tipin aslının İskandinavya ülkelerinin çok eski inançlarından geldiği, Noel Baba’nın geyikler tarafından çekilen bir kızakla dolaşmasından anlaşılmaktadır. Oysa Demreli Aziz Nikolas’ın yaşadığı yerler hiç kar yağmayan Akdeniz kıyılarıdır.
M.S. 3. yüzyılın sonlarına doğru, Patara refah içinde mamur bir kent iken, Nikolas kentte yaşayan zengin zahire (tahıl) tüccarlarından birinin oğlu olarak dünyaya gelmiştir. Doğduğunda, ana-babasının dualarının ve sundukları adakların karşılığı olarak, tanrının gökten gönderdiği ve fakirlerin kurtarıcısı kutlu bir insan olacağına inanılmıştır. O’na Nikolas adı verilmiştir ve Myra’ya (eski Demre) papaz olana dek, gençlik yılarını Patara’da geçirmiştir.
Aziz Nikolas’ın hayatı hakkında, azizlerin birçoğunda olduğu gibi fazla bir şey bilinmez. Ancak sonraları O’nun hayatı pek çok efsane ile süslenmiştir. Bunlardan ne kadarında gerçeklik payı olduğu kesin olarak bilinememektedir. Daha gençliğinde bile mucizeler yarattığına inanılmıştır. Bu inanca göre inşa halindeki bir kilisenin yıkılmasıyla enkaz altında kalan Nikolas, annesi ağlayıp inlerken, üzerine yığılan taşların altından sapa sağlam kurtularak çıkabilmiştir.
Noel Baba’yla ilgili özellikle iki öykü, onun aynı zamanda, çocukların da koruyucu azizi olduğunu göstermektedir. Birinci öyküde; İnsanların açlıktan kırılıp geçtiği günlerde, aç gözlü bir kasap evine davet ettiği üç genci uykularında kesip satmak için onları parçalara ayırmıştır. Aziz Nikolas, bunu duyar duymaz kasabın evine koşmuş ve gençlerin parçalarını birleştirerek, yeniden ayağa kaldırmıştır.
İkinci öyküye göre de; Babası öldüğünde Aziz Nikolas büyük bir servetin tek mirasçısı olmuş ve servetini yoksullara yardım için harcamaya karar vermiştir. Bu sırada Patara'da önceleri çok zengin olan bir adam işini kaybederek fakirleşmiş ve kızlarının çeyizini bile hazırlayamayacak duruma düşmüştür. Zavallı adam çaresizlikten kızlarını satmayı bile düşündüğü bir anda, Aziz Nikolas durumu görerek onlara yardım etmeye karar vermiştir. Kendini belli etmemek ve aynı zamanda gururlarını kırmamak için kızların evine gece gider. Onlar uykuda iken büyük kızın açık olan penceresinden çeyizine yetecek olan bir kese altını atar. Sabah parayı bulan büyük kız çok sevinir ve kötü durumdan kurtulur.
Daha sonra ortanca ve küçük kızın çeyiz paralarını da karşılamak isteyen Aziz Nikolas, pencereleri kapalı olduğu için kızların paylarını bacadan atmıştır. İşte Noel Baba'nın yılbaşında hediye dağıtma öyküsü de böyle doğmuştur. İkonalarda ve resimlerde Nikolas'ın üç altıntop ile gösterilmesi bu yüzdendir.
Aziz Nikolas’dan bahseden en eski kaynaklar olan, 6. yüzyıla ait “Vita Sionitae” ile “Vita de Stratelatis” adlı eserler de kesin olarak doğum ve ölüm tarihi vermezler. O'nun yaşam öyküsü ve mucizeleri başka kitaplarda da yer almıştır. 750–800 yılları arasında Byzantion'da (İstanbul’da) Stadion Manastırı Baş keşişlerinden Michael tarafından yazılmış olan kitap önemli bilgiler vermektedir. Bu kaynaklarda sadece Azizin doğum yerinin, Likya’nın en büyük limanı Patara olduğu kaydedilmiştir. Hıristiyan dünyasında Patara, Havari Aziz Paulos’un da uğradığı önemli yerler arasında sayılmaktadır.
Aziz Nikolas’ın gençliğinde Filistin ve Mısır’a yaptığı seyahatlerden söz edilmiş, yaşadığı devrin İmparator Konstantin dönemi veya 3. yüzyıl sonu ile 4. yüzyıl başı olduğu belirtilmiştir. Ölümünden sonra Avrupa’nın birçok kentinde adına kiliseler inşa edilmiştir. Çocukların, mahkûmların, denizcilerin ve gezginlerin koruyucusu olarak saygı görmüştür.
Aziz Nikolas'ın yaşamıyla ilgili başka öyküler de vardır;
Nikolas hacı olmak üzere Kudüs'e gitmiştir. Geri dönüşünde fırtınaya tutulan gemiyi dualarıyla batmaktan kurtarmış ve denize düşerek boğulan denizciyi çıkarıp diriltmiştir. O günden sonra Aziz Nikolas denizcilerin de koruyucu azizi olarak kabul edilmiştir.
Aziz Nikolas zamanla, Patara'nın komşu kenti Myra'ya göç etmiştir. Oraya vardığında Myra Başpiskoposu ölmüş ve yerine geçecek kişi üzerinde anlaşma sağlanamamaktadır… Bunun üzerine sabah kiliseye ilk gelen kişinin başpiskopos olmasına karar verilmiştir. Ve Aziz Nikolas kiliseye ilk gelen kişi olarak başpiskopos seçilmiştir.
Myra'da kıtlığın baş gösterdiği yıllarda İskenderiye'den Byzantion'a (İstanbul’a) mısır götüren bir gemi filosu Myra'nın limanı olan Andriake'ye uğramıştır. Nikolas hemen limana koşmuş ve kaptanlardan gemi başına bir miktar mısır vermelerini istemiştir. Gemiciler Byzantion'a vardıklarında istemeyerek verdikleri mısırların tekrar yerlerine geldiğini hayretler içinde görmüşlerdir.
Diğer hikâyeler, İmparator Diocletianus devrinde (M.S. 284–305) Hıristiyanlara yapılan zulümler sırasında çektiği acılarla ilgilidir. İnancından dolayı tutuklanıp zincire vurulmuş, birkaç yıl sonra Hıristiyan İmparator Konstantin tarafından serbest bırakılarak Myra’ya geri dönmesi sağlanmıştır. Bir keresinde İmparator Konstantin’in rüyasına girerek, haksızlıkla ölüme mahkûm edilmiş olan tutsakların serbest bırakılmasını istemiştir.
M.S. 325 tarihinde Hıristiyanlık içindeki problemleri çözmek için İznik'teki (Nikaea) meclis toplantısına Myra Başpiskoposu olarak katılmıştır. Yolda giderken bir handa öldürülerek salamura yapılmış üç çocuğu dirilttiği görülmüştür.
Öğrencilerin de koruyucusu olduğuna inanılan Aziz Nikolas'ın 6 Aralık 343'te 65 yaşında iken öldüğü sanılmaktadır. Myralılar onun adına bir kilise yaparak içindeki lahitte onu sonsuz uykusuna bırakmışlardır.
Akdeniz’de seyreden gemicilerin sefere çıkmadan önce birbirlerine iyi dilek olarak “Dümenini Aziz Nikolas tutsun” demeleri gelenek haline gelmiştir. Aziz’in sağlığında din adamı olarak çalıştığı Likya sahilleri, Akdeniz’in en önemli denizcilik merkezi, burada yaşayanlar da Akdeniz’in ünlü denizcileriydi. Bu nedenle, Aziz’in denizle ilgili birçok mucizesine din kitaplarında da rastlanır.
Demre Noel Baba Kilisesi
Aziz Nikolas öldüğünde yapılan kilise veya şapel (küçük kilise) 529 yılındaki depremde yıkılınca daha büyük belki de bazilika tipinde bir kilise yapılmıştır. Alman Arkeolog Anneliese Peschlow, büyük apsisin (mihrap) güney tarafında eşit apsisli iki küçük mekân ile bugünkü binanın kuzey yan nefinin (bölümün) büyük kısmının bu ilk yapıya ait olduğunu tahmin etmektedir. Bu kilise VIII. yüzyılda deprem ve Arap akınlarıyla yıkılmış, daha sonra tekrar yenilenmiştir. 1034 yılında Arap donanmasının denizden yaptığı akınlarla harap olmuştur. On yıl harap durumda kalan kilisenin 1042'de Bizans İmparatoru IX. Konstantin Monomakhos ve eşi Zoe tarafından tamir ettirildiği yazıtından anlaşılmaktadır. XII. yüzyılda binaya bazı ekler yapılmış, kilise tekrar onarılmıştır.
XIII. yüzyılda Türklerin eline geçen Myra'da, kilisede serbestçe ibadet edilebilmesi için bazı onarımların yapıldığını ve kullanıldığını anlıyoruz. 1833- 1837 yılları arasında Anadolu'yu gezen C. Texier, Myra'ya da uğramış ve kitaplarında kiliseden bahsetmiştir. Ondan on yıl kadar sonra 1842 yılı Mart ayında Teğmen Spratt ile Prof. Forbes de Myra'ya gelmiş, kilisenin bir krokisini çıkarmışlar ve kilisenin yanında bir manastırın olduğunu görmüşlerdir.
1853 yılında Kırım Savaşı sırasında Ruslar kilise ile ilgilenmişler ve burada bir Rus kolonisi kurmak için Anna Golicia adındaki Rus kontesi adına toprak almışlardır. Ancak Osmanlı Devleti işin siyasî yönünü fark edince Rusların aldıkları toprakları geri almışlar ve yalnızca kilisenin onarımı ile ilgili istekleri kabul etmişlerdir. 1862 yılında August Salzmann adında bir Fransız, Aziz Nikolas Kilisesi'nin onarımı ile görevlendirilmiştir. Ancak bu restorasyonlar kilisenin aslını bozacak kadar kötü yapılmıştır. Yine bu restorasyonlar sırasında (1876) bugün görülen çan kulesi ilave edilmiştir.
Birçok kentin de koruyucu azizi olan Noel Baba'ya adanmış iki bine yakın kilise bulunmaktadır.
Anadolu Bizans mimarisinin anıt yapılarından sayılan Demre (Antalya’nın Kale İlçesi) Aziz Nikolas Kilisesi bugün müze olarak koruma altına alınmıştır.
Müze girişinden sonra taş döşeli yoldan aşağıya doğru inerken Noel Baba'nın heykeli yeşillikler içinde, gelen konuklarını selamlamaktadır.
Kilisenin apsisi (mihrabı), sunağı ve bölümleri yapının mimari görkemini artırmaktadır. Duvarlarındaki fresk resimlerde İsa, Meryem ve Azizlere ait figürlerin yer aldığı ikonalar bulunmaktadır. Ancak zamana karşı yenik düştükleri için oldukça yıpranmış durumdadırlar. Yer mozaikleri ise soyut geometrik motiflerle süslenmiştir.
Duvarlarda yer alan nişler (girintiler) içinde yer alan lahitlerden birinci niş içindeki kenger (akanthus) yaprakları ile süslü lahdin Noel Baba'ya ait olduğu kabul edilir. Hatta Noel Baba'nın denizcilerin de azizi olmasından dolayı lahdin üzerinin balık pulu desenleriyle süslendiği söylenir.
Haçlı Seferleri sırasında, 20 Nisan 1087'de İtalya’dan gelen Barili korsanlar, Noel Baba'nın kemiklerini çalmak için lahdi kırmışlar ve bazı kemikleri alarak İtalya’ya (Bari'ye) kaçırmışlardır. Onun olduğu sanılan geride kalmış bir kısım kemik ise bugün Antalya Müzesi'nde saklanmaktadır.
Aziz Nikolas Kilisesi’nde, Hacettepe Üniversitesi Sanat Tarihi bölümü tarafından kazı ve restorasyon çalışmaları yürütülmektedir.
Akdeniz ikliminin sıcağında doğmuş, güneşinde kavrulmuş Noel Baba’yı tanımakta ve tanıtmakta geç kaldığımız için, elin oğlu O’nu alıp kürklerin içinde kızaklara bindirerek kutuplarda gezdiriyor… Oysa Noel Baba bizim ülkemizin topraklarında doğup büyümüş, bu topraklarda yaşayıp bu topraklarda ölmüş… Hadi, önce biz tanıyalım, tanıtalım cömertliğin evrensel adamı Noel Baba’yı… Onu tanıdıkça bize ne kadar benzediğini göreceksiniz. O’nda, Torosların serin yaylalarında oturup ayaklarını Akdeniz’in ılık sularına sallayan Yörük beylerinin, Anadolu Erenlerinin gönül zenginliğini bulacaksınız.